S.S.S

Böyle bir kiloyu hızlı vermeniz mümkün olmadığı gibi size bu kiloyu verdirecek bir büyü maalesef yok. Mucize olan besinler de yok. Her besinden tükettiğimiz çeşitliliği sağlanmış beslenme ile yavaş ama kalıcı kilo verebilirsiniz. Az ve sık yemek söylenen doğru şeylerden olabilir. 3-4 saat arayla ana ve ara öğünler yapmak gerekir.

Metabolizmayı canlı tutmak için evet, yapmalısınız. Ama 3 olmaz 2 olur, uyanma saatinize göre 1 olur. Yine de kısa aralıklarla beslenmelisiniz. Uyanma saatinin geçe kalıp kahvaltıların saat 12’yi bulması istediğimiz bir şey değil. Ancak böyle yaşamak zorundaysanız da size göre bir beslenme planlanabilir. Ara öğünlerde tüketeceğiniz meyveyi, kuruyemişi zaten ana öğünde tüketemeyeceksiniz. Bu besinleri de vücudumuza almak için ara öğün yapmak çok önemli.

Öncelikle kim söylüyor ona bakmak lazım. Sonra limonlu sudan mucize bir etki beklemediğimiz sürece suyu içip gün içinde hareketsiz kalıp istediğimizi tüketince o sular hiçbir işe yaramaz. Pul bibere gelince sizin mide rahatsızlığınız varsa bu önerdiğimiz bir şey değil. Tüm baharatlar, asitler (limon da asittir) kısıtlanır. Ülser, gastrit gibi rahatsızlıklarda bilmediğiniz kısıtlamalara gidilebilir.

Ekmek bizim için çok değerli. Tam buğday, çavdar, kepek ekmeklerinde B vitaminleri çok zengindir. Bitkisel protein içerir ve lif kaynağıdır. Beyaz ekmekte bu kaynaklar bulunmamaktadır. Ama ekmek demek aynı zamanda bulgur, pirinç, makarna, galeta, leblebi, baklagiller demek. Zaten ekmek grubu tüketmediğiniz bir gününüz olmuyordur.

Şeker boş kalori kaynağıdır. Yani kalorisi yüksek ancak içinde vitamin, mineral, protein bulunmaz. Ancak tadı o kadar güzeldir ki yemeden duramayacağız sanırız. Tamamen çıkarmak mümkün değil. Tükettiğiniz sıklıkları azaltmalısınız. Çaya kahveye eklemeyerek başlayın. Tatlı tüketme sıklığını haftada 1, ayda 1’e düşürün ve porsiyonlarını azaltın. Emin olun az tüketirseniz size zararı olmayacaktır. (Özel bir hastalığınız yoksa)

Burada size kaçta uyuduğunuzu soracağım. Uyku saatinden 2 saat önce bir şeyler tüketebilirsiniz. Bu ana öğün olmadığı gibi meyve, süt, kuruyemiş, yoğurt, çay, kahve olabilir. Tamamen uyku saatinize bağlı.

Diyet denen şey aslında sağlıklı beslenme, bir yaşam tarzı. Sadece zayıflamak için değil kilo almak ve kiloyu korumak için de uygulanır. Bunu yaşamımıza uygun hale getirmeliyiz. Herkesin yapabileceği diyet yiyebilecekleri aynı değildir. Gözlerimiz, saçlarımız, ellerimiz, karakterimiz nasıl farklıysa

metabolizmamız da farklıdır. Bu nedenle diyet yapmak zorunda değilsiniz. Ancak sağlıklın beslenmek yaşam kalitenizi arttıracaktır.

Fazla kilonuz varsa ; %5-10 kilo kaybı kalp hastalıkları, tansiyon, obezite riskini düşürür. Daha rahat hareket edersiniz. Günlük hayatınız kolaylaşır, nefes alırken bile rahatlarsınız. Cildiniz, saçlarınız parlar. Kendinizi içten beslemiş olursunuz. Temelde zayıf olmak değil yaşam kalitenizi arttırmak vardır.

Protein tokluk hissini arttırır. Vücutta enerji vermekten daha önemli görevleri vardır. Bu nedenle depolanmadan kullanılır. Kısa vadede işe yarayabilir ancak uzun vadede böbreklerinize yük olacaktır. Kilo başına 1 gramdan fazla protein fazla protein tüketimi demektir. Spor yapıyor bile olsanız daha fazlasına ihtiyacınız yok. Spor yaptığınız saatlere yakın proteini tüketin. Eğer her gün 3-4 saat süren antrenmanlarınız varsa o zaman miktarda artma yapılır.

Kalori başına 1 ml olmak üzere 2000 kalorilik bir beslenmede 2 litre tüketilmelidir. Ortalama olarak 8-10 bardak diyebiliriz. Çorba, çay, kahve, sıvılar su sayılmazlar. Hatta çay ve kahve içerken aynı oranda da su içmek gerekir.

Bu durumda kilo koruma diyeti ile spora gitmelisiniz. Kas oranınız arttıkça aynı kiloda bile daha zayıf görünebilirsiniz. Aslında zayıf da değil fit görünürsünüz.