KETOJENİK DİYET

Son zamanlarda popüler olan diyetlerden ketojenik diyet. Karbonhidratların alımının azaltılması var temelinde. Sağlıklı bir bireyin böyle bir şey yapmasının etkilerini anlayabilmek için öncelikle karbonhidratların vücuttaki görevlerini inceleyelim. Daha sonra azaltmalı mıyız diye düşünelim.

  • En önemli görevi vücuda enerji sağlamalarıdır. 1 gram karbonhidrat ortalama 4 kalori enerji verir.
  • Bitkisel besinlerde bulunan ve sindirilemeyen selüloz, hemiselüloz, lignin gibi bileşikler posayı oluşturur. Posa ise bağırsakların hareketini ve kolay boşaltılmasını sağlayarak kabızlığı, kanseri önler, kandaki istenmeyen yağ ve şeker miktarını düşürür.
  • Vücutta suyun ve elektrolitlerin dengede tutulmasını sağlar.
  • Beynin tek kullandığı enerji kaynağı glikoz olduğundan bilişsel fonksiyonlar için gereklidir.
  • Proteinlerin enerji için kullanılmasını önler. (Türkiye Böbrek Vakfı Diyet El Kitabı)
  • Antiketojeniktirler. Eğer karbonhidratlar gereğinden az alınırsa vücut normalden çok keton cisimler ve asitler salgılar. Bu moleküller vücutta asiditeyi arttırır, kanın alkalitesini azaltır. Bu duruma ketosiz denir. Eğer kanın alkalitesi çok azalırsa komaya neden olur. (Beslenme Kitabı)

Bu demek oluyor ki karbonhidratlar hayati bileşiklerdir.

Ketojenik diyet; yüksek yağ, yeterli protein ve düşük karbonhidratlı yüksek yağ içeren bir diyettir.

Ketojenik diyette karbonhidrat miktarı genelde100 g ile sınırlandırılır. Enerjinin büyük kısmı yağlardan ve sonra proteinlerden gelir. Yukarıda bahsettiğim ketosiz ile yağ yakımı amaçlanır. Karbonhidratı azaltıp insülin salgısının da buna bağlı azalışı ile insülin direncinin de önüne geçmek amaçlanır.

Ancak insülin zaten olması, salgılanması gereken bir hormondur. Bu hormonu yok etmek amacımız olmamalı. Tip 2 diyabet ve insülin direncinin önüne geçmede yardımcımız karbonhidratlar olmalıdır. Yeni veriler gelene kadar bu doğrultuda devam edilmelidir.

 

Böyle popüler diyetler yerine ben size her besinden yiyerek zayıflanabileceğini ve bilimsel verilerin de bu yönde olduğunu söylüyorum. Kendinizi zorlamak yerine bunu denemeye değmez mi? Birçok yerde bu popüler diyetleri destekleyen yazılar görüyorum. Bazıları da diyetisyen /doktor tarafından bile yazılmamış. Sizi araştırmaya ve sorgulamaya davet ediyorum. Diyet listeleri kişiye özeldir. Bazı durumlarda karbonhidratı azaltıyoruz. Ama asla ketojenik diyetteki gibi azaltmıyoruz. Karbonhidrat tüketmek istemeyen bireylere seçenek sunarak yine de karbonhidrat almasını sağlıyoruz.

Epilepsi gibi nörolojik durumlar (bunun için de detaylı kontrol ve multidisipliner çalışma önerilir) dışında kısıtlanması önerilmez.

Yapılan araştırma:

İlaç tedavisinin yan etkileri ve dirençli epileptik nöbetlerin  çocuğun  gelişimi  üzerindeki  etkileri nedeniyle son 20 yıl içinde ketojenik diyetler hem klinik  hem  de  araştırma  anlamında  yeniden  ilgi görmeye  başlamıştır.  Tedavinin  nöbet  sıklığını azaltmasının  ötesinde,  kullanılan  antiepileptik ilaç  dozunda  azalma  veya  sayısında  azalma  ve uyanıklık,  dikkat  ve  çevreye  yanıt  gibi  pek  çok yararı  bulunmaktadır.  Ketojenik diyet tedavisinin ortaya  çıkarabileceği  yan  etkiler  nedeni  ile uygulanma  süreci  mutlaka  hekim  ve  diyetisyen denetiminde olmalı ve diyeti uygulayacak aileye diyet tedavisi hakkında sürekli eğitim verilmelidir.Ketojenik diyetlerin dirençli epilepsi tedavisindeki etkinliği   özellikle   gözlemsel   çalışmalarda kanıtlanmış olmasına rağmen, özellikle ülkemizde diyetin  etkinliğini  gösteren  ve  diyetin  bilişsel işlevler  üzerindeki  etkilerini  inceleyen  daha fazla randomize kontrollü çalışmaya gereksinme duyulmaktadır.