Gebelikte Beslenme

Gebelik döneminde annenin sağlıklı beslenmesi, fetüsün büyümesi ve gelişmesi ile ilgili olduğu gibi gebelik süresince de anne sağlığını etkileyen çok önemli bir konudur. Ayrıca doğum sonrası dönemde de süt verimini etkilemektedir.

Gebelik döneminde annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi bebeğin boyu, kilosu, fizyolojik yapısı ile ilgili olduğu gibi zihinsel gelişimi ile de ilgilidir. Özellikle beyin yapısının şekillendiği birinci üç aylık dönemde yetersiz ve dengesiz beslenme, bebeğin mental gelişiminde kalıcı gerilik oluşturmaktadır.

Gebeliğin başlangıcında normal ağırlıktan % 10 ve daha az veya % 20 ve daha fazla ağırlıkta olan kadınların risk altında bulunduğu ifade edilmektedir.

Beslenme fetal büyümenin düzenlenmesinde ve programlamada yer almakta olup, beslenme değişiklikleri çok sayıda organ sisteminin Çocuk büyüme ve olgunlaşmasına etki etmektedir.

Yeni dokular oluşacağı ve enerji ihtiyacı artacağı için karbonhidrat ve protein miktarları çok önemlidir. Plasenta yapımı, embriyonun oluşumu, bebeğe besin ögelerinin geçmesi için enerji ihtiyacı artar. Ancak bu iki canlı olup da sınırsız tüketim yapılacağı anlamına gelmemelidir. Evet miktar artışı olacaktır ama gebelik boyunca 10-15 kilo alımı normal karşılanır.

Karbonhidrat bakımından; diyet posa içeriği yüksek besinler, sebze meyve yüketilmelidir. Esmer ekmek tercih edilmelidir. Kurubaklagillere karşı hassasiyet olabilir. Bu nedenle haftada 1 tüketilmesi önerilir.

Sebze ve meyve suları süt üretimine katkıda bulunur. Meyveyi çiğ olarak tüketip aynı zamanda taze sıkılmış suyunu da içebilirsiniz. Şeker koymadan komposto yapabilirsiniz. Gebelikte şeker ihtiyacı yoktur. Bu ihtiyaç pekmezden baldan karşılanmalıdır. Tabi ki canınızın çektiği pasta kurabiye gibi besinleri tüketeceksiniz ancak sağlıklı beslenme ilkelerine uyarak. Bu besinler sütünüzün kalitesini de etkiler. Yağ şeker ağırlıklı beslenirseniz sütünüz yağlı ve şekerli, proteinli ve dengeli beslenirseniz sütünüz o kadar sağlıklı olacaktır.

Protein bakımından; et, balık, tavuk, peynir, yumurta şeklindedir. Özellikle haftada 2 balık tüketimi önemlidir. Omega-3 gestasyon süresini uzatır, doğum ağırlığını arttırır, prematüre doğum riskini azaltır. Ancak kontaminasyona karşı dikkatli olunmalı balık güvenilir yerlerden alınmalıdır. Yumurta kolesterol açısından sorun yoksa her gün tüketilebilir.

Vitamin mineral bakımından; kalsiyum ve fosfor açısından her gün 2 bardak süt/yoğurt tüketilmedir. Kalsiyum iskeletin oluşumunu sağlar, kemik ve dişlerin yapısında yer alır. Fosfor ve magnezyum gibi mineralleri içermeleri nedeniyle gebelik döneminde çok önemlidir. Bu dönemde anneden bebeğe kalsiyum taşınır. Beslenmede yeterli kalsiyumun alınmaması gereksinimlerin artmasıyla beraber annenin kemiklerinden çekilerek kemiklerin zayıflamasına neden olur.

Demir eksikliği çok rastlanan sorunlardandır. Et ve türevlerinde, yumurtada, yeşil yapraklılarda, baklagillerde, kuru üzümde bulunur. Demir, pematüre riskini azaltır.

Çinko, B6, A, D, C vitaminleri tüketimi çok önemlidir. Folik asit nöral tüp kapanması ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir. Yeterli alınamıyorsa takviye yapılmalıdır.

mcg CİNSİNDEN FOLİK ASİT İÇEREN BESİNLER

Yarım kase haşlanmış ıspanak 130

Yarım kase kurubaklagil haşlama 125

Portakal suyu (1 bardak) 110

Tam buğday (1/4 kase) 80

Avokado 1/2 55

Yağsız süt (250 cc) 15

Kuru fıstık (30 gr) 40

Kıvırcık (125 gr) 40

Yağ tüketimi normal sınırlarda tutulmalıdır.

Öğün sayısı 6-8 arasında değişebilir.

Bitki çaylarını dikkatli tüketmeleri gerekir. Ihlamur, portakal kabuğu, turunçgil çayları, zencefil, kuşburnu, melisa çayı orta düzeyde tüketilebilir.

Kafein tüketimi azaltılmalıdır.