EKLENTİ ŞEKER

Eklenti şekerin tanımını besinlerin içeriğinde olmayan ancak eklenen şeker olarak yapabiliriz. Son zamanlarda da şeker konusunda bilinç artmış durumda. Şekerin boş bir kalori kaynağı olup vitamin, mineral, protein içermediği gibi birçok hastalığa da zemin oluşturduğu bilinmektedir. Peki eklenti şekeri nereden anlayacağız?

Glikoz ve früktoz gibi basit şekerler hazır gıdalarda sıkça kullanılıyor. ‘Şeker eklenmemiştir’ etiketiyle  satılan meyve suyu ve bal gibi ürünler basit şeker içeriyor. Buna, mutfakta günlük tükettiğimiz çay şekerini ekleyince, ortaya ciddi bir miktar çıkıyor.

Tüketilen pek çok besinde şekerler bir veya başka şekilde karbonhidrat olarak bulunur. Tahıl ürünleri, sebze ve meyvelerdeki kompleks karbonhidratlar da sindirim sırasında şekere parçalanır. Tüm şekerler vücutta kaynaklarına bakılmaksızın benzerdirler ve aynı şekilde görev alırlar. Ancak aşırı saflaştırılmış tahıl ürünleri ve saf şeker tüketiminin artması diş çürüklerine neden olur  ve koroner kalp hastalıkları, şişmanlık ve Tip 2 diyabet riskini artırır. Özellikle koroner kalp hastalığa yatkınlığı olan bireylerde diyetteki miktarı minimum düzeylerde tutulmalıdır. Bunun için reçel, marmelat, bal gibi tatlıların tüketimini sınırlandırmak, kek tatlı ve hamur işlerini azaltmak, kolalı içecekler, şekerli konserve meyve suları, şekerli bisküviler yerine taze meyve suları , meyve ve sebze tüketmek, çay ve kahveye şeker koymamak ya da konulan şekeri azaltmak gerekir.

Eklenti şeker;

  • İştah açar,
  • Besin alımını arttırır,
  • Boş kalori kaynağıdır ancak kalorisi yüksektir,
  • Karaciğer yağlanması ve diyabet gibi kronik hastalıklara yol açabilir,
  • Depresyon, anksiyete riskini arttırır,

DSÖ uzmanları çocuk ve yetişkinlerin aldığı enerjinin yüzde 10’dan azını basit şekerlerin oluşturmasını tavsiye etti. Ancak ideal olan bu miktarı daha da aşağı çekmek. En sağlıklı seçenek günlük şeker tüketimini yüzde 5’e, yani günde 6 çay kaşığına düşürmek. DSÖ verilerine göre, Kuzey ve Orta Amerika’da bir yetişkinin günlük şeker tüketimi 95 g, Güney Amerika’da 130 g, Batı Avrupa’da ise 101 gram. Meyve, sebze ve sütte bulunan şekerlerin ise şu ana dek tespit edilmiş bir yan etkisi yoktur.

Yapılan araştırmanın sonucuna göre; çocuklarda, şeker ve şekerli besinlerin önerilen miktarlardan fazla tüketimi toplam enerji alımını arttırmaktadır. Buna bağlı olarak çocukların BKI değerlerinin de artmakta olduğu bulunmuştur.

PAKETLİ ÜRÜNLERDEKİ ŞEKER

Bazen üzerinde şeker eklenmemiştir yazsa da glikoz şurubu veya fruktoz şurubu bulunabilir.

Kolalı içecekler, soğuk çaylar, gazozlar gibi içeceklerde şeker bulunur.

Paketli kek, kurabiye, çikolata, puding , kahvaltılık gevrekler gibi besinlerde eklenti şeker bulunur. Evinizde yapacağınız tatlıları pekmez ve tam buğday unu ile yapın. Yok ben lezzettinden veremem derseniz de miktarına dikkat edin. Önemli olan basit şeker tüketimini  ve eklenti şekeri azaltmaktır.

YASAK YOKTUR ÖLÇÜLÜ BESLENME VARDIR!

Meyve Suları:

Paketli meyve sularının etiketlerine bakarsanız bolca şeker içerdiklerini göreceksiniz. Bu şeker meyvenin kendi şekeri değildir. Eklenen şekerdir. %100 meyve suyu yazanlarda bile etikete bir kez daha bakmak gerekir. Nektarlarda %15-30 oranında meyve bulunur. Meyveli içeceklerde ise %3 gibi düşük miktarlarda bulunur.

Asitli- Kolalı İçecekler:

Bu içeceklerde ne kadar şeker bulunduğunu hepimiz biliyoruz ancak şekersizleri de çıktı ne yazık ki. Tatlandırıcıyla yapılan bu içeceklerin tüketimi konusuna gelirsek tabiki içinde bu kadar yabancı olan bir içeceği önermiyoruz. Tercih edilecekse en azından şekersi olması tercihimiz. Günlük tüketilebilecek tatlandırıcı miktarını geçmemek gerekiyor.