BİLİNMEYEN MİNERALLER

Günlük hayatta magnezyum, kalsiyum gibi mineralleri çok sık duymuşsunuzdur. Ama bizim için, hücrelerimiz için, en az onlar kadar önemli mineraller olan sodyum potasyumu o kadar bilinmiyor. Belki de eksikliğine çok rastlanmadığından. Ancak böbrek hastalıkları, tansiyon gibi durumlarda bu mineraller çok sık duyuluyor.

Sodyum

Sodyum, günlük diyette NaCl şeklinde 8-15 g kadar bulunur. Önemli sodyum kaynakları; sofra tuzu, ekmek ve diğer unlu gıdalar, tahıllar, havuç, karnabahar, kereviz, ıspanak, erik, fındık, peynir, yumurta, süt ve midyelerdir. 

Diyetle alınan sodyum, büyük ölçüde bağırsaktan emilir, birkaç saatte tüm vücuda dağılır. Sodyum, organizmada en çok kıkırdak, deri ve akciğerlerde bulunur. 

Erişkin sağlıklı bir insanda serum sodyum düzeyinin normal değeri 140±7,3 mEq/L veya % 320 mg kadardır. 

Sodyumun işlevleri:

1) Sodyum, asit-baz dengesinin düzenlenmesinde rol oynar.

2) Sodyum, ozmotik basıncın düzenlenmesinde etkilidir; suyun dağılımında rol oynar. 

Ozmotik basınç, bir membranla sınırlanmış bir sulu çözeltide dışa yönelik hidrostatik basıncı karşılayan, suyun iç ortama çekilmesi yönünde etkili olarak suyun iç ortam ile dış ortam arasında dağılımını düzenleyen basınçtır.

3) Sodyum, kas-sinir uyarılmasında rol oynar.

4) Sodyum, hücre zarı geçirgenliğini düzenler. 

5) Sodyum, önemli bileşikler ve hücrelerin yapısında yer alır; kondroitin sülfat ve beyin lipidlerinin yapısına katılır; ayrıca eritrosit, lökosit ve sperm hücrelerinde bulunması önemlidir ki eritrositlerdeki düzeyi % 20 mg kadardır. 

Potasyum

Potasyum, günlük diyette 4 g kadar bulunur. Önemli potasyum kaynakları; dana ve sığır eti, tavuk eti, sığır karaciğeri, kuru kayısı ve şeftali, muz, portakal, patates ve lahanadır. 

Diyetle alınan potasyum, ince bağırsaktan emildikten sonra plazmaya ve oradan da dokulara geçer. Potasyum için beyin ve eritrositler sabit, kaslar ve karaciğer ise yenilenen kaynaklara sahiptirler.

Potasyumun İşlevleri:

1) Potasyum, sodyumun ekstrasellülerdeki işlevlerini intrasellülerde üstlenir; intrasellülerde ozmotik basınca ve asit-baz dengesinin sağlanmasına katkıda bulunur. Potasyumun plazma ozmotik basıncına katkısı azdır. 

2) Potasyum, intrasellülerde ribozom biyosentezi, fosforilasyonlar gibi metabolik işlevler için gereklidir. 

3)  Potasyum, sinir sistemi ile yakından ilişkilidir; kas-sinir uyarı denkleminin pay kısmında yer alır. 4) Plazmada potasyum konsantrasyonunun çok azaldığı durumlarda çizgili kaslarda felçler ve kalp kasında bozukluklar görülebilir; plazmada potasyum konsantrasyonunun çok arttığı durumlarda ise tetani görülebilir. 

5) Potasyumun doku hücrelerinin fazlalaşmasını sağlayıcı etkisi vardır. 

6) Potasyumun diüretik etkisi vardır. 

Hiperpotasemi (hiperkalemi) 

Serum potasyum düzeyinin normalden yüksek olması hiperpotasemi (hiperkalemi) olarak tanımlanır. 

Hiperpotasemide mental bulanıklık, hissizlik, ekstremitelerde karıncalanma ve paralizi, solunum kaslarında zayıflama, bradikardi oluşabilir.

Hipopotasemi (hipokalemi) 

Serum potasyum düzeyinin normalden düşük olması hipopotasemi (hipokalemi) olarak  adlandırılır.