ANNE SÜTÜ VE DİĞER SÜTLER

Anne sütü, milyonlarca yıllık evrimin bir sonucu olarak, bebeğin gereksinimlerine uyum sağlayan bebekler için mükemmel bir besindir. Anne sütü, bebekler için bir beslenme kaynağı sağlamanın yanı sıra, sayısız biyolojik olarak aktif bileşen içerir. Bu moleküller, hem bebeklerin bağışıklık sisteminin hem de bağırsak mikrobiyotasının gelişimine katkıda bulunan birçok role sahiptir.

Anne sütü karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler, mineraller, sindirim enzimleri ve hormonlar bakımından zengin olmakla beraber makrofajlar, kök hücreler ve sayısız birçok biyoaktif moleküller içerir. Anne sütü, inek sütü ve keçi sütü benzer bir su yüzdesi içerirken karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ve minerallerin miktarları oldukça farklılık göstermektedir. İnek sütü ve keçi sütünün yüksek protein, sodyum, potasyum, fosfor ve klorür içeriği inek sütünün renal solüt yükünün yüksek olmasına sebep olur. Bu durum olgunlaşmamış böbreklerin zorlanmasına ve vücuttan suyun çekilerek dehidratasyon riskine sebep olmaktadır. İnek sütünün böbrek solüt yükü anne sütünün 3 katı kadardır. Yeni doğana bu yükü yüklememek adına inek sütü veya keçi sütü yerine anne sütü veya özel geliştirilmiş mamalar önerilmektedir.

Anne sütü 100 ml’de 0.7-1,6 mg protein içeriği ile inek ve keçi sütüne göre çok daha az protein içerir. Ancak anne sütündeki proteinler dengeli ve sindirimi daha kolaydır. Bu bebeğin tüm protein ihtiyacını karşılarken bebeğin olgunlaşmamış böbreğini protein atıkları ile olacak yüklenmeden korur.

Sütteki proteinler iki gruba ayrılır: kazein ve whey proteini. Anne sütü bu proteinleri 40:60 oranında içerirken inek sütünde bu oran 80:20 dir. İnek sütünde total protein miktarının da fazla olduğu göz önüne alındığında inek sütünde kazein miktarı insan sütüne göre çok daha fazla miktarda bulunmaktadır. İnsan sütünde β-kazein fazla miktarda bulunurken inek ve keçi sütünde α-kazein miktarı daha fazladır. Kazeinin sindirimi zordur ve Tip I diyabeti içeren bir dizi hastalık ve alerji ile ilişkili bulunmuştur.

Whey protein içeriği de anne sütü ve inek-keçi sütü arasında farklıdır. α-laktalbumin miktarı anne sütünde yaklaşık iki kat daha fazladır. Ayrıca yapıları da birbirinden farklıdır. Anne sütünde α-laktalbuminden sonra ikinci sırada gelen laktoferrin inek ve keçi sütünde çok az miktarda bulunmaktadır. İnek sütünde büyük oranda bulunan ve alerjenik olan β-laktoglobulin insan sütünde bulunmamaktadır. Anne sütü enzimler, büyüme faktörleri ve immünoglobulinler de içermektedir. Bu proteinler besinlerin sindirim ve emilimini arttırır, büyüme ve gelişmeyi uyarır, enfeksiyonlara karşı korunmayı sağlar.Anne sütünde majör İmmünoglobulin fraksiyonu İmmünoglobulin A (IgA)’dır. İnek sütünde ise total İmmünoglobulin düzeyi insan sütünden çok daha azdır ve İmmünoglobulin G (IgG) düzeyi IgA’dan yaklaşık 10 kat daha fazladır.

Anne sütü %3,5-4.5 yağ içerir, bu oran inek ve keçi sütünden daha yüksektir. İnsan, keçi ve inek sütündeki yağın büyük kısmı trigliserit formundadır ancak yağ asidi bileşimlerinde farklılık gösterirler. İnek sütünde doymuş yağ oranı yüksekken insan sütünde doymamış yağ asidi oranı fazladır. Doymamış yağ asitleri beyin ve göz gelişimi için önemli role sahiptir. İnsan beyni büyük oranda yağdan oluşur. İlk bir yılda vücuda göre hızla büyür ve bir yaşında doğuma göre 3 kat artış gösterir. Erken dönemde beyin gelişimi ve fonksiyonu için yeterli miktarda çokludoymamış esansiyel yağ asitleri gereklidir. Anne sütü 2 esansiyel yağ asidi; linoleik asit ve alfa-lineloik asit içerir. Bunlarda sırasıyla araşidonik asit (AA) ve eikozapantoenoik aside (EPA) sonrasında da dekosaheksaenoik aside (DHA) dönüşür. AA, EPA ve DHA büyümenin düzenlenmesi, inflamatuvar yanıt, immün fonksiyonlar, görme, kognitif gelişim ve motor sistem için önemlidir. Her iki esansiyel yağ asidi insan sütünde bulunmakta ancak inek ve keçi sütünde bulunmamaktadır.

Sütteki karbonhidrat temel olarak laktozdur. Anne sütündeki laktoz miktarı inek ve keçi sütünden daha yüksektir. Aynı zamanda insan sütü inek ve keçi sütünden farklı olarak bakterilerin bağırsak yüzeyine bağlanmasını engelleyerek gastrointestinal enfeksiyon riskini azaltan oligosakkaridler içerir.

Anne sütü D vitamini haricinde bebeğin büyüme ve gelişimi için gerekli tüm vitamin ve mineralleri içerir. Sadece emzirilen bebeklere D vitamini takviyesi ya da güneşe maruziyet gereklidir. Anne sütüne göre inek ve keçi sütlerinin sodyum ve potasyum içerikleri de daha yüksektir. İnek sütü ve keçi sütünün kalsiyum içeriği ise insan sütünün yaklaşık 4 katı kadardır. Fosfor içerikleri de insan sütüne göre daha yüksek miktardadır. Bu miktar bebeğin gelişmemiş böbrekleri için solut yük oluşturmaktadır. Anne sütü daha az kalsiyum içerse de inek sütüne göre emilimi daha fazladır. İnsan sütü ile karşılaştırıldığında inek ve keçi sütleri daha düşük miktarda demir ve bakır içerir. Eritrosit sentezi için bu elementler gerektiğinden inek sütü ve keçi sütü tüketimi bebeklerde anemiye sebep olabilir. Bununla birlikte anne sütündeki demir daha yüksek oranda emilmektedir. Ayrıca inek sütü proteinine karşı alerjik reaksiyon bebeklerde sık görülür. İnek sütüne alerjik yanıt olarak intestinal kanama bebeklik döneminde görülen rektal kanamanın en sık nedenidir. Bu durum aynı zamanda demir eksikliği anemisine de sebep olmaktadır. Ayrıca anne sütüne göre diğer sütlerde C, D ve A vitaminleri de daha düşük oranda bulunmaktadır.

Kaynaklar

1- Arayıcı S. ve ark,  Anne Sütü ve Diğer Sütler Arasındaki Farklar, Sağlık Bakanlığı Çanakkale Devlet Hastanesi

2- Andreas N. ve ark, 2015, İnsan Anne Sütü: Bileşimi ve Biyoaktivite Üzerine Bir İnceleme, Uluslararası Çocuk Sağlığı Merkezi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Imperial College London, St. Mary’s Hastanesi, Praed Street, Londra, W2 1NY UK.

3- Giray H., 2004, Anne Sütü ile Beslenme, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, İzmir

4- Altun D. ve Sarıcı S.Ü., 2017, Keçi sütü: Bebek beslenmesinde ilk tercih mi olmalı?, Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2017; 60: 22-33